dmd tepe dmd tepe

İL GÖZLEMCİMİZ İSMAİL AYDIN’IN KALEMİNDEN AHISKADAN ÇANAKKALEYE GÖÇ

03 / 10 / 2019

İzmir Gözlemciler Derneği üyesi olan ve İzmir’deki futbol maçlarında sahalar gördüğümüz Gözlemci olan İsmail Aydın, geçtiğimiz gün düzenlenen Hakemler ve Gözlemciler Aylık Eğitim seminerinde yazdığı AHISKADAN ÇANAKKALE’YE GÖÇ adlı kitabının tanıtımını yaptı

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Hakemler ve Gözlemciler Aylık Eğitim Semineri’nde İl Gözlemcilerinden İsmail Aydın’ın yazdığı AHISKADAN ÇANAKKALE’YE GÖÇ adlı eserini camiaya tanıtımını görmemiz ile hemen oraya odaklandık. Evet Gözlemcilerimizin arasında kıymetli bir yazarmızın olduğunu görmek ve bunun haber yapıp, camiaya duyurmak ise bizim asli görevimiz diyerek haberi yayınlıyor ve takipçilerimize sunuyoruz.

 

İsmail Aydın Kimdir?

05 Mart 1965 tarihinde Çanakkale’nin Yenice İlçesinin Gündoğdu Köyünde doğdu. Altı yaşında başladığı Dana çobanlığını müteakip İlk Okulu köyünde, Ortaokulu Yenice’de, Liseyi ise Edremit Lisesinde okudu. Liseyi müteakip Üniversiteyi kazanmasına rağmen ekonomik nedenlerle 02 Eylül 1982 tarihinde girdiği Ulaştırma Okulu (Askeri Okul)’ndan 30 Ağustos 1983 yılında 18 yaşında Astsubay olarak mezun oldu. İçindeki okuma isteğine kulak vererek başladığı Anadolu Üniversitesini 1990 yılında bitirerek “İktisat” bölümünden mezun oldu. 1990 yılında girdiği mesleki yükselme sınavını ilk hakkında kazanarak 30 Ağustos 1990 tarihinde Subay nasb edildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin çeşitli Kara birliklerinde 30 yıl görev yaptıktan sonra 21 Kasım 2013 tarihinde Kd. Albay rütbesinde iken emekli oldu. Bir taraftan mesleğini icra ederken, diğer taraftan okumaya devam etti. 2005 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Denizcilik İşletmeleri Yönetimi (Lojistik ve Deniz Ulaştırması)”, 2006 yılında Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “İşletme”, 2010 yılında Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisinde “Komutanlık ve Karargah Subaylığı (Komkarsu)” konularında Yüksek Lisans yaptı. Bu eğitimleri nedeni ile mesleğinde üç yıl erken terfi etti. 1988 yılından çalıştığı kurumca yasaklanana kadar on dört yıl çeşitli klasmanlarda Futbol Hakemliği de yaptı. 1987 yılında hayatını Hatice Hanımla birleştiren yazarın Merve ve Beyza isminde iki kız çocuğu oldu. Emekli olduktan sonra İzmir’e yerleşen yazarımız halen İzmir/Gaziemir’de yaşıyor. 2014 yılından beride İzmir ilinde İl Gözlemcisi olarak Futbola ve Futbol Hakemliğine özverili olarak hizmet etmekte.

Sözü İsmail Aydın’a bırakıp dinlemeye başladık. İsmail Aydın, “Ne dedem Hacı İsmail’i gördüm, ne onun eşi Ayşe ninemi, ne de öbür dedem Habil Ustayı. Sadece anneannem Nezen Ninemi gördüm. Onun da gerçek adının Ezangül olduğunu vefatından sonra öğrendim. Çok huysuz bir kadın olan ninem bir gün dahi olsa sevgisini göstermezdi. Hatırladığım tek şey sürekli huysuzluğuyla annemi üzmesiydi. Annemle anneannem birbirlerine göre çok zıt karakterlerdi. Naif ve uysal bir kadın olan annem olabildiğince herkesin yardımına koşmaya çalışırdı. Ninemden ise bütün köy çekinir, korkuyla karışık saygı da duyarlardı. Ninem yaşadığı uzun ve yorucu göçten sonra birde üstüne yedi çocuğuyla çok erken dul kalmış ve tek başına altı erkek bir kız çocuğunu evlendirmişti. Kim bilir belki de yaşadığı bütün bu zorluklar onu böyle aksi ve huysuz yapmıştı. Çocukken arkadaşlarıma gittiğimizde onların nine ve dedelerine özenir ve içten içe kıskanırdım onları.

Bazı zamanlarda anneanneme memleketten birileri gelir ve neredeyse kovalayana kadar da gitmezdi. Memleketten denilen yer ise Posof’un eski adıyla Gergisuban, yeni adıyla Taşkıran köyü. Buradan gelen uzak akrabalar veya komşular çoğunlukla yalnız yaşayan ninemde misafir kalırdı. Çünkü benim yakınlarımdan bir tek ninem kalmıştı göç edenlerden. Hiçbir geliri olmayan ninem kıt kanaat geçinmesine rağmen zorlansa da misafirlerine hissettirmemeye çalışırdı. Zaman zaman anneme yakınsa da geçmişe dönük hatıralar nedeniyle bu zorluğa katlanırdı.

Emekliliğimi yaşadığım bu süreçte soyumu araştırmaya karar verdim. Malum bir soyağacı modası almış başını gidiyor. Öncelikle belge niteliğinde bir makale yazmaktı niyetim. Ancak konuyu incelediğimde Posof’tan göç eden 68 aileden 353 kişi ve 19 Mayıs 1912 tarihinden başka hiçbir yazılı belge ve metne ulaşamadım. Bu bilgilerden başka bir bilgi yoktu bu göçten ve göç edenlerden yana. Ayrıca köyde yaşayanların içinde de göç edenlerden kimse kalmamıştı. Köyde şu an yaşayanlar ise benim gibi üçüncü nesildi. İkinci nesilden ise yaşlı birkaç kişi kalmış ve onların anlattıkları da birbiri ile çelişiyordu. Ama içime bir kez kurt düşmüştü ve yazmalıydım. O güzel insanları ve yaşadıkları zorlu yılları genç nesillere de anlatmalıydım.

Önsözüne böyle başladığım ve İsmi Ahıskadan Çanakkaleye GÖÇ 1912 olan roman tarzı kitabımda; Zorlu savaş şartlarında Molla eğitimini yarım yamalak tamamlayan bir gencin ailesinin merkez alınmış ve bu ailenin çevresinde gelişen savaş ve diğer faaliyetler anlatılmıştır. Zorlu savaş yıllarında, yokluk içerisindeki insanların nasıl yurtlarından sökülerek Göç ettirildiği bütün çıplaklığı ile anlatılmıştır. 1880 ile 1965 yılları arasının anlatıldığı romanda;

  • Ahıska Türklerinin kökeni ve tarihi,
  • Doksanüç Harbi,
  • Balkan Harbi,
  • Birinci Dünya Harbi,
  • Kuvayı Milliye ve Kurtuluş Savaşı
  • Akbaş Cephaneliği Baskını ve Şehit Hamdi Bey,,
  • Anzavur ayaklanması,
  • Atatürk ve İran Şahının Yurt Gezisi,
  • Soyadı kanunu ve verilmesi gibi tarihi olaylar anlatılırken Ahıska Türkü bir genç ile Filibe göçmeni bir kızın aşkı ve evlenmesini anlattım. Ahıka Türkleinin Göçü dendiğinde 1944 yılında Stalin’in Sibirya’ya sürmesi bilinir. Oysa bunun öncesinin de olduğu bu romanda anlatılmıştır.

Okuyanlardan çok güzel tepki ve övgüler aldım. İlk romanım olduğu ve meslek olarak edebiyata uzak olmam nedeniyle ön yargılı davranan kişilerin fikirleri kitabı okuduktan sonra olumlu yönde değişmiştir. Ancak Ülke olarak okumuyoruz ve emeğe saygımız yok.  Sizinde gazeteci olarak katılım yaptığınız akşam 500 kişilik salonda 10 adet kitap satabildim ve ne acıdır ki bunları da Gözlemciler aldı. Maalesef Hakemlerden alan olmadı.

 

Haber ve Foto: Yılmaz ÖZLAHLAN

 

 

 

 

 

 

 

kutsal inşaat

BENZER HABERLER

HAVA DURUMU

IZMIR

Copyright © 2017. Ege Spor Life